Birçok kişi İbraniler’in temasının uygun bir özetinin “İsa daha iyidir” olduğunu önermiştir. 12. bölümlerde meleklerden daha iyidir; 3. bölümde Musa’dan daha iyidir. İbraniler 4. bölümde sunduğu huzur, Vaat Edilmiş Topraklar’ın sağladığı huzurdan daha iyidir. 5. ve 7. bölümlerde O’nun başkâhinliği Levililer’in kâhinliğinden daha iyidir; 8. bölümde O’nun başkanlık ettiği yeni antlaşma eski antlaşmadan daha iyidir. 9-10. bölümlerde, Buluşma Çadırı’ndan daha iyi bir tapınakta görev yapar, daha iyi bir hizmet yürütür ve daha iyi bir kurban sunar. Kısacası, “İsa daha iyidir.” Bu mesaj, geçmişte Mesih için isteyerek acı çekmiş olmalarına rağmen, bu noktada miras aldıkları Yahudi ayinlerine ve uygulamalarına geri dönme eğiliminde olan Yahudi Hristiyanların yüreklerini ve zihinlerini güçlendirmek için tasarlanmıştır. İbraniler’in yazarı, Mesih’e olan özel güveni terk etmelerinden, bir şekilde İsa Mesih iyi olsa da biraz daha fazla maddiyat, maneviyat, tarihsel derinlik ya da akrabalar arasında kabul görebileceğini düşünme cazibesine kapılmalarından ve böylece “İsa’nın daha iyi olduğunu” dolaylı olarak inkâr etmeye kaymalarından korkmaktadır.
Bunların hiçbiri eski antlaşmanın kötü olduğu anlamına gelmez; sadece nihai olmadığı anlamına gelir. Böylece İbraniler 3:1-6’da Musa ve İsa’nın kısa karşılaştırmasında, Musa’nın “Tanrı’nın bütün evinde Tanrı’ya sadık kaldığı” (3:2); “gelecekte söylenecek sözlere tanıklık etmek için Tanrı’nın bütün evinde bir hizmetkâr olarak sadık kaldığı” (3:5) söylenir. Tek bir sitem sözcüğü yoktur.
Ama İsa daha iyidir. Hem İbranice hem de Grekçe’de evin “ev halkı” anlamına gelebileceğini hatırlamak yardımcı olur. İbraniler’in yazarı Musa gibi İsa’nın da “kendisini görevlendirene sadık” kaldığını söyler (3:2). Bununla birlikte, “İsa da Musa’dan daha büyük yüceliğe layık sayıldı.” Neden mi? Çünkü “Evi yapan, evden daha çok saygı görür” (3:3). Bu, İsa’nın Tanrı’nın “evi” ya da “ev halkı” ile ilgili rolünün Musa’nınkinden kökten farklı olduğunu gösteriyor gibi görünmektedir. Musa ev halkı içinde bir hizmetkâr olarak sadıktı ve en önemli rolü gelecek olana tanıklık etmekti. İsa ise “O’nun evi üzerinde yetkili oğul” olarak sadıktır (3:6) –ve bu ev imanlılar topluluğudur (3:6). Musa ev halkı içinde geleceğe bakan bir hizmetkâr olarak görünür; İsa ise Tanrı’nın Oğlu olarak ev halkının üstünde yetkili görünür, ev halkını inşa eder (3:3) ve Musa’nın gelecekte işaret ettiği şeyin özü olduğunu kanıtlar.
İki adam arasındaki karşılaştırmalar ne kadar önemli olursa olsun, farklılıklar daha da çarpıcıdır.