Davut, Saul ve Yonatan’ın ölümlerini duyduğunda (2 Sam. 1), üzüntüsü sadece resmî değildir. Tahta giden yolun artık kendisine açık olduğunu bilmeden edemezdi. Yine de üzüntüsü o kadar gerçektir ki, uzun bir ağıt besteler (1:19-27), bunu müziğe döker ve kabilesinin erkeklerine öğretir (1:18), böylece uzun süre ülkenin halk türkülerinden biri olarak söylenecektir.

Bu ağıttaki birçok unsur uzun uzun düşünmeyi hak eder. Bugün sadece bir ayet üzerinde duracağım: “Haberi ne Gat’a duyurun, ne de Aşkelon sokaklarında yayın. Öyle ki, ne Filistliler’in kızları sevinsin, ne de sünnetsizlerin kızları coşsun.” (1:20). Metin biçimsel olarak yeterince açıktır. Gat ve Aşkelon Filistliler’in önde gelen iki kentiydi. Davut aslında Filistliler’in Saul ve Yonatan’ın ölümünden haberdar olmamalarını, yoksa sevineceklerini söylemektedir.

Elbette Filistliler bunu öğrenmeden edemezlerdi ve Davut da bunu biliyordu. Ama bu sözleri kaleme almaktaki amacı Filistliler’in bir süre daha haberdar olmaması değildir. Bu nasıl olabilirdi ki? Saul’un cesedini Beytşean’ın duvarına çoktan asmışlar (1 Sa. 31:10) ve Filist’in her tarafına ulaklar göndermişlerdi (31:9). Ama Davut’un kaleminden çıkan bu satırlar gerçek bir öğüt olarak işlev görmüyorsa, işlevleri nedir?

Kısmen, sadece bir ağıttır. İsrailliler’in muhaliflerinin bu habere çok sevineceklerini söylemenin güçlü bir yoludur ve bu nedenle onların sevinci trajedinin bir ölçüsüdür. Ancak başka alt tonların varlığından şüpheleniyorum. Liderlerimizden biri düştüğünde, muhaliflere güç vermeyecek şekilde davranın.

Bu kilise tarafından tekrar tekrar öğrenilmesi gereken bir derstir. Müjde’nin bir hizmetkârı zimmetine para geçirirken ya da bir yasak aşk yaşarken yakalandığında, kesinlikle Kutsal Kitap’ın disiplin konusundaki ilkeleri derhal uygulanmalıdır. Eğer yasalar çiğnenmişse, sivil makamlarla temasa geçilmelidir. Aileler zarar görmüşse, yapılması gereken çok sayıda manevi destek olabilir. Ancak şunu iyi bilin ki, pek çok inanmayan kişi neşeyle ellerini ovuşturacak ve şöyle diyecektir: “Gördünüz mü? Ne bekliyordunuz ki? Tüm bu dini şeyler çok ikiyüzlü ve sahte” diyeceklerdir. Böylece Mesih hor görülür ve Hristiyan tanıkların güvenilirliği azalır. Hristiyanlar dillerini tutmalı, söylediklerine dikkat etmeli ve imansızlara gereksiz şeyler söylemek konusunda özellikle dikkatli olmalıdırlar. Bu zaman yas tutma zamanıdır, dedikodu değil. “Haberi ne Gat’a duyurun…”