Birinci yüzyılda, kaçan bir köle yasal olarak idam edilebilirdi. Bir efendi bu cezayı uygulamayabilirdi, ancak en azından yakalanan kaçak köle çok acımasız bir muameleyle karşı karşıya kalırdı.

Onisimos Filimon’dan kaçan bir köledir. Bir süre sonra Onisimos iman etmiştir. İster iman etmeden önce ister sonra Pavlus’u aramış olsun, Onisimos şimdi muhtemelen Roma’da Pavlus’un yanındadır. Elçi hapishanede yargılanmayı beklemektedir ve artık bir imanlı olan Onisimos onun ayak işlerini yapmakta ve ona yardım etmektedir.

Ama Pavlus bunun devam edemeyeceğini bilmektedir. Elçinin kendisi de bir kaçağa yardım ve yataklık etmekle suçlanabilir. Yasal olarak, hatta ahlaki olarak, Onisimos Filimon’a geri dönmeli ve meseleyi halletmelidir. Ama Roma köleliğinde ahlak nerede?

Bu yüzden Pavlus, Filimon ve Afiya’nın Hristiyan olduklarını, muhtemelen varlıklı olduklarını ve yaşadıkları yerde kiliseye ev sahipliği yapabilecek kadar büyük bir evleri olduğunu bilerek onlara yazar. Mektup sağlam, tanrısal diplomasinin bir şaheseridir.

Pavlus Filimon’u sevgisi ve cesaretlendirmesi için över (7. ayet). Ona gerekeni buyurabileceğini söyler (8. ayet), ancak Filimon’un sevgiyle hareket etmesi için kendisinden “Mesih İsa uğruna tutuklu bulunan ben yaşlı Pavlus” (9. ayet) diye hitap etmeyi tercih eder. Onisimos’tan ancak o zaman söz eder ve çağrısının ne anlama geldiğini belirtir. Pavlus, Filimon’dan “oğlu” olarak nitelendirdiği, artık “yararlı” bir insan olan (Onisimos isminin anlamı budur) ve hatta elçinin “can ciğeri” olmuş Onisimos’u geri almasını ister (10-12. ayetler). Pavlus onu yanında tutmaktan mutlu olurdu, ama Filimon’un “onayı” olmadan hiçbir şey yapmak istemedi (14. ayet). Elbette Onisimos kaçmıştı, ama bu eylem ne kadar kınanacak bir şey olursa olsun, “bir süre senden ayrılması [pasif ifadenin ne kadar da elverişli bir kullanımı!] belki de onu temelli geri alman içindi. Onu artık köle değil, köleden üstün, sevgili bir kardeş olarak geri alacaksın” (15-16. ayetler). Bu nedenle Onisimos, Filimon için “hem bir insan, hem de Rab’be ait biri olarak senin için daha da çok sevilecek bir kardeş” (16. ayet) olarak çok değerli olacaktır.

Bu yüzden Filimon Onisimos’u elçiyi kabul eder gibi kabul etmelidir (17. ayet) ve yakında durumu kontrol etmek için ziyarete gelmeyi ummaktadır (22. ayet). Görünüşe göre Onisimos ayrılırken Filimon’dan çalmıştır: Pavlus bu paranın tamamını memnuniyetle ödeyeceğini söyler –ancak Pavlus Filimon’a, kendisine Müjde’yi getiren adama olan büyük borcunu nazikçe hatırlatır.

Hiçbir şey acımasız ilişkileri Müjde’nin doğru bir şekilde uygulanmasından daha hızlı yok edemez.