İnsan ırkının ilk katilini üretmesi sadece bir nesil sürmüştür (Yaratılış 4). İki düşünce:
(1) Kutsal Kitap’ta cinayetin ardında yatan pek çok neden vardır. Yehu siyasi çıkar için öldürdü (2. Kr. 9-10); Davut zinasını örtbas etmek için öldürdü (2. Sa. 11); Yoav intikam için ve ayrıcalıklı konumunun gasp edilmesinden korktuğu için öldürdü (2. Sa. 3); Benyamin’de Giva’lı bazı adamlar dizginlenemeyen bir şehvet yüzünden öldürdü (Hak. 19). Listeyi genişletmek kolay olacaktır. İlk cinayetin nedeni kontrolden çıkmış kardeş rekabetiydi. Kayin, kardeşi Habil’in adağının Tanrı için kabul edilebilir olduğunu, kendisininkinin ise kabul edilemez olduğunu düşünmeye dayanamıyordu. Daha iyi bir adak için Tanrı’yı aramak yerine, rakibi olarak gördüğü adamı öldürdü.
Tüm bu güdülerde ortak olan şey, katilin evrenin merkezinde olduğu varsayımıdır. Tanrı bile yaptıklarımı onaylamalıdır; onaylamıyorsa, Tanrı’yı öldüremeyeceğime göre, Tanrı’nın onayladığı kişileri öldüreceğim. Tanrı’nın suretini taşıyanların zihninde Tanrı’nın kendisinin merkezde olduğu, iyi ve bilge Yaratıcımız ve Yöneticimiz olarak sevildiği ve el üstünde tutulduğu Düşüş’ten önceki görkemli durum yerine, şimdi her birey evrenin merkezi olmak istemektedir. Sanki “Tanrı bile bana hizmet etmelidir. Eğer bunu yapmazsa belki de yeni tanrılar icat etmenin zamanı gelmiştir” dermiş gibi.
Kayin’in cinayetindeki şok edici unsurlar arasında, Tanrı’nın onayına sahip olmadığı için kızgın olduğu gerçeği de vardır. Ölümcül kardeş rekabeti bu örnekte din alanında yatmaktadır. Ne olursa olsun, bir kez bir numara olmakta ısrar edersem, her alanda bir numara olmalıyım. Üzülerek söylemeliyim ki, eğer kültürün kısıtlamaları ve ceza sisteminin korkusu beni düpedüz cinayet işlemekten alıkoyuyorsa, Rab İsa’nın cinayetle aynı ahlaki düzeye sahip olduğunda ısrar ettiği nefret türünden alıkoymaları pek olası değildir (Mat. 5:21-26). Dolayısıyla, cinayetin nedenleri yüzeysel olarak çok sayıda olsa da özünde tek bir nedene dönüşür: Tanrı olmak istiyorum. Ve bu en uç putperestliktir.
(2) Kutsal Kitap’ta bazen masumlar öldürülür. Bu anlatımda Habil suçsuz kardeştir, ancak öldürülen de odur. Bu gerçekten yola çıkarak iki şey üzerinde düşünmeliyiz. Birincisi, Kutsal Kitap günahın korkunç acımasızlığı ve adaletsizliği konusunda son derece gerçekçidir. İkincisi, daha şimdiden, nihai telafi ve adalet mümkünse, Tanrı’nın müdahale etmesi gerektiğini ve borçların ancak ölümden sonra nihayet kapandığını sessizce kabul ediyoruz.