Hâkimler döneminde İsrail’deki ahlaki, ruhsal ve entelektüel çöküşün işaretleri, bazıları açık, bazıları gizli olmak üzere çoğalmaktadır. Hâkimler 17 kısa bir bölüm olmasına rağmen, bu işaretlerin bolluğuyla doludur.
(1) Mika adında yetişkin bir adam görünüşe göre annesinden bin yüz parça gümüş çalmıştır. Bu, aile ilişkileri için pek bir şey ifade etmez tabii ki bu sadece bir olaydır. Suçunu annesine itiraf eder (17:2). Söylediklerine bakılırsa, annesine duyduğu sevgiden ya da günahının bilincinde olmaktan çok, batıl inançlara dayalı bir korkudan kaynaklanmaktadır, çünkü annesi o ana kadar tanımadığı hırsızı lanetlemiştir.
(2) Mika’nın annesi onu dindar bir sözle ödüllendirir: “RAB [yani, YAHVE] seni kutsasın, oğlum!” (17:2) –ki bu da onları Mısır’dan çıkaran antlaşmacı Tanrı’ya hâlâ güçlü bir farkındalığının olduğunu ya da en azından adının hatırlandığını gösterir. Ancak okuyucu çok kısa bir süre içinde antlaşmaya bağlılığın sadece boş bir kabuk olarak devam ettiğini anlar. Senkretizm yönetimi ele geçirmiştir. Parasını geri aldığı için minnettar olan kadın, Sina’daki antlaşmayla defalarca yasaklanmış olan “oyma bir put ve dökme bir put” (17:3) yapmak amacıyla parayı “RAB’be [YAHVE’ye]” adayarak oğluna geri verir.
(3) Bu amaç için gümüşü hemen annesine geri verir. Annesi de iki yüz parça (ki “adamasına” rağmen dokuz yüz parçası kalmıştır) gümüşü bir put yapması için gümüşçüye verir. Açgözlülük putperestliğe bile galip gelir. Küçük put daha sonra Mika’nın evine yerleştirilir hem bir tılsım hem de bir hırsızlıktan sonra yeniden kurulan aile ilişkilerini hatırlatan, hatta belki de annenin ettiği laneti savuşturacak bir şeydir (17:4).
(4) Mika’nın dinsel senkretizmi daha derindir. Kendi tapınma yeri vardır ve oğullarından birini dua ve kurban sunması için özel kâhini olarak atar ve onun için kâhinlik giysileri hazırlar (efod, 17:5). İhlaller çoğalmaktadır. Antlaşma uyarınca sadece tek bir “tapınak” olması gerekiyordu –bu noktada Buluşma Çadırı– ve sadece Levililer kâhin olabilirdi.
(5) Bu şartlar öylesine anımsanır ki, Mika oradan geçmekte olan genç bir Levili bulduğunda, onu özel kâhini (!) olarak işe alır. Mika bunun RAB’bin kendisine iyi davranmasını sağlayacağına inanmaktadır (17:13). Antlaşma dini yapısının çoğunu, tüm disiplin ve itaatini kaybetmiştir. Putperest batıl inançlarının üzücü bir karmaşasıdır.
İlk kez şu sözleri okuyoruz: “O dönemde İsrail’de kral yoktu. Herkes kendince doğru olanı yapıyordu” (17:6).