Henüz çok genç bir adamken, Kanada’da küçük bir kilisenin pastörü oldum. İnsanlar bana karşı çok nazikti ve hatalarıma ve yanlışlarıma karşı hak ettiğimden çok daha sabırlıydılar.

O kilisede bazen özellikle sinir bozucu bulduğum bir kadın vardı. Neredeyse her Pazar sabahı, vaaz için bana bol bol teşekkür eder ve ardından “Ama sen çok gençsin” diye eklerdi. Bu basmakalıp ifade haftalarca devam etti. Sonunda gayretim mantığımı aştı. Onun “Çok gençsin” sözünü bir kez daha dinledikten sonra tatlı bir şekilde gülümsedim ve (o günlerde Kral James Versiyonu’na atıfta bulunarak) “Evet, ama Kutsal Yazılar ‘Gençsin diye kimse seni küçümsemesin’ der –kimse” dedim. Çıkışım ne kadar sert olursa olsun, işe yaramış gibi görünüyordu, çünkü bana bir daha asla böyle bir şey söylemedi.

Ancak biraz düşününce, 1. Timoteos 4:12’nin ilk bölümünü alıntıladığımı, ancak son bölümünü alıntılamadığımı fark ettim. İlk kısımda “Gençsin diye kimse seni küçümsemesin.” yazıyor. Sanırım metnin bu satırı tek başına dursaydı, gençken başkalarının size tepeden bakmasını engellemenin yollarından biri onları bu metinle hırpalamak olurdu. Ancak Pavlus şöyle yazar: “Gençsin diye kimse seni küçümsemesin. Konuşmada, davranışta, sevgide, imanda, paklıkta imanlılara örnek ol.” Başka bir deyişle, genç bir inanlıysanız, hele de Timoteos gibi önderlik konumunda olan genç bir imanlıysanız, başkalarının sizi küçümsemesini engellemenin yolu, “konuşmada, davranışta, sevgide, imanda ve paklıkta” öyle bir örnek olmaktır ki, berrak tanrısallığınız onları susturur.

Pavlus, Tanrı’nın size verdiği armağanlar ve lütuflar konusunda gayretli olursanız, ilerlemenizi herkesin göreceğini ekler (4:15). Çalışkanlığınız kapsamlı olmalıdır ve başkalarının ilerlemenizi fark ettiği yerler de kapsamlı olacaktır: “Kendine ve öğretine dikkat et.” (4:16). Sonuç sadece sizin kurtuluşa ulaşan azminizi değil, hizmet ettiğiniz pek çok kişinin kurtuluşunu da içerecektir (4:16).

Genç bir adama verilen bu öğütte bir dizi Hristiyan ahlak öğretisi yer almaktadır. Lafla peynir gemisi yürümez. Hristiyan liderler sadece sözlerle değil, bu sözlere uygun eylemlerle de önderlik etmelidirler. Hristiyan bir öndere tanınan eden yetki, makamın kendisinden çok, Hristiyan yaşamının kalitesiyle zaman içinde kazanılır. O halde bir sonraki bölümün büyük bir kısmının, yaşamın çeşitli aşamalarında Mesih’teki kardeşlere nasıl davranılması gerektiğine dair özel talimatlara ayrılmış olması şaşırtıcı değildir. İnsanlara nasıl davranılacağı her zaman Hristiyan öğrenciliğinin merkezine yakındır.