Kornelius’un iman etmesi Elçilerin İşleri kitabında büyük yer kaplar. Müjde Yahudi sınırlarından dışarıya doğru ilerlerken, her adım dikkatle çizilmiştir. İlk olarak Kutsal Yazılar’a farklı bir bakış açısı olan karışık bir ırk olan Samiriyeliler vardı. (Onlar sadece Tevrat’ı, bizim Pentatuk dediğimizi kabul ediyorlardı.) Daha sonra tam bir Yahudi (proselyte) olamayan (tartışılabilir) Etiyopyalı hadım geldi –ama belki de sakat bırakılmasaydı bir Yahudi (proselyte) olabilirdi. Daha sonra ulusların elçisi olacak olan adamın iman edişi gelir (bkz. 9:15). Elçilerin İşleri 10’da Tanrı’ya inanan, Kutsal Yazılar’a ve Yahudi havrasına çok bağlı, sünnet olmamayı seçmiş ve bu nedenle de Yahudi olmaya hak kazanamamış birinin Yahudiliğe dönüşü anlatılır. Tanrı’nın Sezariye’ye gidip Kornelius ve ev halkına Müjde’yi duyurması için hazırladığı elçi Petrus’tur. Petrus’un tekrarlanan görümü dinen kirli yiyeceklerle ilgilidir. Üç kez kendisine kirli hayvanları kesip yemesi söylenir; üç kez de kendisini Yasa’nın yiyecek yasakları kapsamında görerek reddeder. Birçok kişi, Markos 7:19’a göre İsa’nın tüm yiyecekleri temiz ilan eden bir söz söylediği gerçeğini göz önünde bulundurarak, Petrus’un nasıl bu kadar kalın kafalı olabileceğini sormuştur. Ancak öğrencilerinin o sırada İsa’nın sözlerinin sonuçlarını anladıkları pek açık değildir. Markos daha sonra, yaklaşık İ.S. 60 yılında, Kornelius vakasından çok sonra yazmaktadır ve İsa’nın söyledikleri üzerinde düşünen Markos, İsa’nın sözlerinde o zaman kavranmamış olan imaları algılar. Müjde’yi her yere götürme görevi ya da İsa’nın insanların dünyanın dört bir yanından gelip Göklerin Egemenliği’nde atalara katılacakları konusundaki ısrarı (Matta 8:11) bile elçiler için parçaları birleştirmemişti. O halde Petrus’un bu aşamada hâlâ bazı şeyleri çözmeye çalışıyor olması şaşırtıcı değildir.

Böylece uyanır ve görümün ne anlama geldiğini düşünür. İlahi zamanlama bu noktayı netleştirir. Koşer Yahudiler, Yahudi olmayanların evinde her zaman tedirgindirler; ama burada Tanrı Petrus’u sadece Yahudi olmayanların evinde zaman geçirmesi için değil, aynı zamanda orada Müjde’yi vaaz etmesi için gönderir. Başlangıçta hiç kimse Petrus kadar şaşırmaz (10:28-29, 34), ama çok geçmeden bu Yahudi olmayanlara Müjde’yi tam anlamıyla sunmaya başlar. Petrus konuşurken bile, Kutsal Ruh, Yahudilerin Pentekost’ta üzerine indiği gibi, bu Yahudi olmayan hane halkına iner ve Petrus ile birlikte seyahat eden Yahudilerden daha çok kimse şaşırır (10:45-47).

İsa Mesih’in Müjdesi’yle ırk ve İsrail sınırlarını aşmak için ilk itici güç, dünya evanjelizasyonunu planlayan bir komiteden değil, Tanrı’nın kendisinden kaynaklanmıştır.