Kötülerin sık sık ve şeffaf bir şekilde elde ettikleri refahtan rahatsız olan insanlara 73. Mezmur’dan daha fazla yardım eden pek az Mezmur vardır.
Asaf kışkırtıcı bir çift dizeyle başlar: “Tanrı gerçekten İsrail’e, yüreği temiz olanlara karşı iyidir.” Bu paralellik İsrail halkının temiz yürekli olduğunu mu ima etmektedir? Pek değil; bu ne tarihle ne de bu mezmurla bağdaşır. O halde ikinci satır, ilk satırın bir sınırlaması olmalıdır. Yüreği temiz olmayanlar bu mezmurda çok zengin bir şekilde tanımlanan kötülerle bir tutulmalı mıdır? Belki, ama çarpıcı olan, sonraki satırların kötülerin kötülüğünü değil, Asaf’ın kendi yüreğinin günahını betimlemesidir. “Kötülerin gönencini gördükçe” kendi yüreği saf değildi (73:3). Onları kıskanıyordu. Görünüşe göre bu kıskançlık onu tüm ahlaki ve dini dengesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bırakana kadar kemirdi: “Ayakları neredeyse tökezlemişti” (73:2).
Asaf’ı kötülere çeken şey, birçoğunun huzur, sağlık ve mutluluk timsali gibi görünmeleridir (73:4-12). Kibirlerinin bile bir çekiciliği vardır: Onları diğerlerinden üstün kılar. Zenginlikleri ve güçleri onları popüler yapar. En kötü hallerinde, korkuya karşı tam bir bağışıklık kazanmış gibi görünerek Tanrı’yı görmezden gelirler. “Hep tasasız, sürekli varlıklarını artırırlar” (73:12).
Belki de doğruluk para etmiyordur: “Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, ellerimi yıkamışım suçsuzum diye” (73:13). Asaf kendini bu adımı atmaya bir türlü ikna edemez: Bunun “senin çocuklarına” (73:15), yani Asaf’ın sadakat duyduğu ve bir önder olarak sorumluluk hissettiği Tanrı’nın halkına korkunç bir ihanet anlamına geleceğinin farkındadır. Ancak tüm bu düşünceler ona “zor geliyordu” (73:16), ta ki üç şeyin farkına varana kadar. Birincisi, uzun vadede kötüler süpürülüp atılacaktır. Asaf mabede girdiğinde, kıskanmaya başladığı kişilerin “sonlarını” (73:17-19, 27) düşündü ve artık onları kıskanmadı.
İkincisi, Asaf’ın kendisi, Tanrı’yı gerçekten tanıyan ve O’na teslimiyet içinde yürüyen herkesle birlikte, hem bu yaşamda hem de gelecek yaşamda kötülerden çok daha fazlasına sahiptir. “Yine de sürekli seninleyim” diye övünür Asaf; “Sağ elimden tutarsın beni. Öğütlerinle yol gösterir, beni sonunda yüceliğe eriştirirsin” (73:23-24)
Üçüncüsü, Asaf artık acısının ne kadar çirkin bir günah olduğunu görür (73:21-22) ve bunun yerine Tanrı’ya yaklaşmaya ve Tanrı’nın tüm yaptıklarını duyurmaya karar verir (73:28).