Yakup 1:2-4, 12’ye göre, Hristiyanların çeşitli denemelerle karşılaştıklarında sevinmeleri için iki neden vardır. Diğer nedenler başka yerlerde de dile getirilmiştir, ancak bu ikisi oldukça kapsamlıdır.

Öncelikle sevinmeliyiz çünkü imanımız sınandığında bunun sonucunun sebat olduğunu biliyoruz (1:2-3). Bir sporcunun direncini geliştirmek için katlandığı gibi, bir Hristiyan da azmini geliştirmek için denenirken sebat eder. Azim karakterimize önemli bir katkıda bulunur. “Dayanma gücü de, hiçbir eksiği olmayan, olgun, yetkin kişiler olmanız için tam bir etkinliğe” erişmelidir (1:4). Bunun alternatifi, işler yolunda giderken muhtemelen Rab’bi seven, baharın parlak günlerinde cesur ve mutlu olan, ancak zor anlarda sabırsız, fiziksel rahatlıklar ortadan kalktığında hoşnutluktan mahrum, zulümle karşılaştığında yaşayan Tanrı’ya sessiz güvenden yoksun, hayatın akışında telaşlandığında veya büyük bir hayal kırıklığı yaşadığında kararlılık sergilemenin ne olduğundan bihaber bir kişilik oluşur. Başka bir deyişle, düşmüş bir dünyada azim karakterimize olgunluk ve istikrar katar ve denemeler de azmi geliştirir. Bu yüzden Yakup çok iddialıdır: çeşitli türden denemelerle karşılaştığımızda “bunu büyük sevinçle karşılayın” der. Bu Hristiyan mazoşizminin sapkın bir biçimi değil, Hristiyan’ın hedeflerini hatırlarsak tamamen uygun bir yanıttır. Eğer en yüksek hedeflerimiz fiziksel rahatlık ise, bu pasaj anlaşılmazdır; eğer en yüksek hedeflerimiz Hristiyan karakterinde büyümeyi içeriyorsa, Yakup’un değerlendirmesi son derece anlamlıdır.

İkinci olarak, deneme altında sebat eden Hristiyan kutsanır, çünkü “Denemeden başarıyla çıktığı zaman Rab’bin kendisini sevenlere vaat ettiği yaşam tacını alacaktır.” (1:12). Başka bir deyişle, sebat gerçek Hristiyanlık için gerekli bir bileşendir. Gerçek bir Hristiyan uzun vadede kalıcıdır: sebat eder. İnişler ve çıkışlar olabilir, özel zaferler ya da geçici yenilgiler olabilir, ama tam da içimizde iyi bir işe başlayan Kişi onu tamamladığı için (Flp. 1:6), gerçek Hristiyanlar sebat ederler (bkz. İbr. 3:14). “Kendisini sevenler” olmaya devam ederler. Bu nedenle, denemeyle karşılaşan Hristiyan, sadece tehdidi veya rahatsızlığı veya hayal kırıklığını değil, aynı zamanda Tanrı’nın lütfu tarafından donatıldığımız meydan okumayı da görmelidir: devam etmek –her zaman devam etmek– ve son ödülün, lütufla verilen, “yaşam tacı” olduğunu bilmek –yani yeni cennetin ve yeni dünyanın yaşamı, tüm Hristiyanların mirası. Bu nedenle, Yakup bir kez daha tamamen gerçekçi olarak, deneme altında sabreden kişinin “mutlu” olduğunu kabul eder. Hristiyan’ın hedeflerini hatırladığımız sürece, bu kolay bir hesaptır.