İbraniler 13:20-21’deki dua uzun uzun düşünmeye davet eder. Bazı gözlemler:
(1) Duanın itici gücü iki yönlüdür: birincisi, Tanrı’nın “sizi” (Hristiyan okuyucuları) “isteğini yerine getirebilmeniz için sizi her iyilikle” donatması; ve ikincisi, “kendisini hoşnut eden şeyi” bizlerde gerçekleştirmesidir (13:21, italikler eklenmiştir). Başka bir deyişle, Tanrı’nın isteğini yerine getirmeye, O’nu hoşnut edecek şekilde yaşamaya muazzam bir vurgu vardır. Dua Hristiyanlar için olsa da tüm odak noktası Tanrı ve O’nu hoşnut eden şeylerdir. Hristiyanlar için en önemli dua, Tanrı’nın isteğini yerine getirmeleri, Tanrı’yı hoşnut edecek şeyleri içlerinde gerçekleştirmeleridir.
(2) İthamın sizden bize değişmesi, ilk dileğin sadece okuyucular için, ikincisinin ise sadece yazar için olduğu anlamına gelmez. Biz hemen hemen kesinlikle kapsayıcıdır, yani hem yazarı hem de okuyucularını ve dolayısıyla tüm Hristiyanları kapsar. Sizden bize geçiş kısmen, yazarın başkaları için Tanrı’nın iradesini yerine getirmeleri için dua ederken, kendisi için aynı şeyi dilemediği izlenimini vermemek için yapılmış olabilir.
(3) Tanrı’dan “Esenlik veren Tanrı” olarak söz edilir (13:20). Burada öncelikle psikolojik esenlikten söz edilmemektedir. Söz konusu olan temel esenlik (9-10. bölümlerin önceden varsaydığı gibi) Tanrı’yla olan esenliktir –suçlu isyancıların, Yaratıcı ve Kurtarıcısı ile uzlaşmasıdır. Yazar, günahkârları bağışlayan Tanrı’nın onları kendi iradesine uygun hale getirmeleri için donatmasını diler.
(4) Bu Tanrı “Rabbimiz İsa’yı sonsuza dek sürecek antlaşmanın kanıyla ölümden diriltti” (13:20). Bir düzeyde bu, Yeni Antlaşma’nın oldukça sabit bir temasıdır: Tanrı İsa’yı ölümden diriltmiştir. Ancak bu bölüm Tanrı’nın bunu “sonsuza dek sürecek antlaşmanın kanıyla” yaptığını belirtir (13:20). Burada İsa’nın kanına, Yeni Antlaşma’yı başlatan İsa’nın ölümüne atıfta bulunulmaktadır (8-10. bölümlerin açıkça ortaya koyduğu gibi) –ve bu yeni antlaşma geçici bir tedbir değil, bağlayıcı yetkisiyle “sonsuza dek sürecektir.” Tanrı’nın İsa’yı, İsa’nın kanı ve ölümü aracılığıyla dirilttiğini düşünmek ilk başta garip görünür. Ancak asıl mesele muhtemelen İsa’nın başarılı ölümü, tamamlanmış kurbanı, mükemmel kefareti, zafer dolu
“Tamamlandı!” haykırışıyla ifade edilen ebedi antlaşmanın, Tanrı’nın İsa’yı diriltmesinin ve onu aklamasının doğru olduğu anlamına gelen antlaşmanın temelidir.
(5) İsa’nın kendisi “koyunların büyük Çobanı”dır. Akla pek çok imge gelir. Tanrı’nın kendisi halkına çobanlık edeceğine söz vermiştir; hatta bu görevi yerine getirmesi için Davut’un soyundan olan kralı gönderecektir (Hezek. 34). Hepsinden önemlisi, İyi Çoban koyunları uğruna canını verir (Yuhanna 10; bkz. 20 Mart). Duanın “Mesih’e sonsuzlara dek yücelik olsun!” (13:21) diye yapılmasına şaşmamak gerekir.