“Kutsallık Tüzüğü” (Lev. 18) olarak adlandırılan bölümün başlangıcı ilgi çekicidir. En azından dört şeye dikkat etmeliyiz:

(1) Bazı yasakların Kutsal Kitap’ta ilk kez dile getirilmiş olması, bu yasakların ilk kez düşünüldüğü ya da söz konusu uygulamaların ilk kez kınandığı anlamına gelmez. Cinayet bu şekilde yasaklanmadan önce Kayin cinayeti işlemiş, bundan dolayı kınanmış ve cezalandırılmıştır. Aynı şey Musa’nın Yasası’nda ele alınan birçok eylem için de geçerlidir. Tanrı’nın Yasası’nın çoğu insan vicdanına yazılmıştır, böylece Kutsal Yazılar’ın olmadığı toplumlar, Kutsal Yazılar’ın değerlerinden farklı olsa da Kutsal Yazılar’la önemli ve açıklayıcı şekillerde örtüşen ahlaki yapılar kurarlar. Benzer şekilde, burada listelenen cinsel uyum yasaklarının birçoğu şüphesiz zaten hoş karşılanmıyordu; şimdi yasakları kanunlaştırılmıştır. (2) Her zaman olduğu gibi, bu bölümdeki emirler Tanrı’nın kişiliği ve karakteri (18:2-4, 21, 30), Mısır’dan Çıkış (18:3) ve antlaşmanın yaptırımları (18:29) ile bağlantılıdır.

(3) Bu bölümdeki birçok yasak cinsel ilişkilerde engeller koyar: bir erkek annesiyle ya da üvey annesiyle, kız kardeşiyle ya da üvey kız kardeşiyle, torunuyla, teyzesiyle, geliniyle, baldızıyla ve benzerleriyle cinsel ilişkiye girmemelidir. Eşcinsellik “iğrençtir” (18:22); hayvanlarla cinsel ilişki “sapıklıktır” (18:23). Bu listeyle bağlantılı olarak, çocuklarınızdan herhangi birini, bazılarının kurban olarak yakılmasını isteyen korkunç ilah Molek’e kurban etmeniz yasaklanmıştır (18:21); belki de ortak nokta aile bütünlüğüdür. Bu bölümde dikkat çeken bir başka unsur, İsrail’de sapkınlıkların yasaklanmasıdır, böylece bu yeni doğmuş ulus, yerlerini alacakları uluslar gibi –aynı yöne gitmesinler ve topraktan kusulmasınlar diye– bozulmaz (18:24-30). Halk daha ülkeye girmeden sürgünün gölgesi ufukta belirir.

(4) Levililer 18:5 ayetinin Romalılar 10:5 ve Galatyalılar 3:10 ayetlerinde yer alması ilginçtir. Her iki pasajdaki genel nokta aynıdır. “Yasa”, yani yasa-sözleşme, talep üzerine temellenmiştir: Tanrı’nın hükümlerine ve yasalarına uyun ve yaşayın. Bu, imanın gerekli olmadığı anlamına gelmez, Eski Ahit antlaşmasının lütufla karakterize edilmediği anlamına da gelmez (en azından kurban sisteminde, antlaşmayı ihlal edenlerin geri dönüş yolu bulmaları için bir başvuru yolu vardı). Ancak onun atan kalbi taleptir. Buna karşılık, İbrahim’le yapılan antlaşma gibi, yeni antlaşmanın kalp atışı her şeyden önce imanla karakterize edilir (talepleri ne olursa olsun). Örtüşme ne olursa olsun, iki antlaşmanın kendine özgü kalp atışları birbirine karıştırılmamalıdır.