Levililer 19’un belki de en çarpıcı özelliği tekrarlanan “Tanrınız RAB benim” cümlesidir. Her durumda, İsraillilerin söz konusu buyruğa neden itaat etmeleri gerektiğini açıklar.

Herkes annesine ve babasına saygı göstermeli ve Tanrı’nın Şabat Günü’ne itaat etmelidir: “Tanrınız RAB benim” (19:3). Putperestliğe boyun eğmemelidirler: “Tanrınız RAB benim” (19:4). Ürün topladıkları zaman, yoksulların yiyecek bir şeyler bulabilmesi için üründen yeterince bırakmalıdırlar: “Tanrınız RAB benim” (19:10). Tanrı’nın adını kullanarak yalan yere yemin etmeyeceklerdi: “RAB benim” (19:12). Sağıra lanet etmeyecek ya da körün önüne engel koymak gibi kötü şakalar yapmayacaklardır: “RAB benim” (19:14). Komşularının canına zarar vermeyeceklerdir: “RAB benim” (19:16). Komşularından ne öç alacaklar ne de onlara kin besleyeceklerdi, ama herkes komşusunu kendisi gibi sevecekti: “RAB benim” (19:18). Vaat Edilmiş Topraklar’a girdikten sonra, herhangi bir meyve ağacı diktikten sonra üç yıl boyunca meyvesini yemeyecekler, dördüncü yıl tüm meyveyi Rab’be sunacaklar ve beşinci yıldan itibaren meyvesini yiyeceklerdi: “Tanrınız RAB benim” (19:23-25). Ölüler için vücutlarını yaralamayacak ya da dövme yapmayacaklardı: “RAB benim” (19:28). Tanrı’nın Şabat günlerine uyacaklar ve O’nun tapınağına saygı göstereceklerdir: “RAB benim” (19:30). Cincilere ya da ruh çağıranlara başvurmayacaklardır: “Tanrınız RAB benim” (19:31). Ak saçlıların huzurunda ayağa kalkacaklar, yaşlılara saygı gösterecekler ve Tanrı’dan korkacaklardır: “RAB benim” (19:32). Ülkede yaşayan yabancılara yerli halktan biri gibi davranılmalıdır: “Tanrınız RAB benim” (19:33-34). İş standartları dürüst olmalıdır: “Tanrınız RAB benim” (19:35-36).

Bu bölümdeki bazı emir ve yasaklar bu formülle bitmese de yine de aynı motifle kutsanmışlardır, çünkü kapanış ayeti bölümü tamamlar: “Bütün buyruklarımı, bütün yasalarımı yerine getirin ve onlara uyun. Ben RAB’bim” (19:37).

Dahası, bölümün açılış ayetine bakılırsa, “RAB benim” formülü aslında daha uzun bir şeyi hatırlatmaktadır: “İsrail topluluğuna de ki, ‘Kutsal olun, çünkü ben Tanrınız RAB kutsalım” (19:2). Kutsalın ne anlama geldiği üzerinde daha önce biraz düşünmüştük (bkz. 8 Nisan). Burada çarpıcı olan şey, bu emirlerin çoğunun etkileri bakımından toplumsal olmasıdır (dürüstlük, cömertlik, doğruluk vb.); yine de Rab’bin kutsallığı onlar için temel gerekçedir. Tanrı’nın antlaşma halkı için en yüksek güdüler O’nu hoşnut etmek ve yaptırımlarından korkmakla bağlantılıdır.