Yahudi liderler, İsa’nın tapınağı temizleme hakkını sorguladıklarında ve eylemi için bir yetki vermesini istediklerinde, İsa şöyle yanıt verir: “Bu tapınağı yıkın, üç gün içinde yeniden kuracağım” (Yuhanna 2:19).

Sadece Yuhanna’nın İncili bu erken dönem konuşmayı kaydeder. Sinoptiklere göre, İsa’nın yargılanması sırasında bu söz, tapınağa saygısızlık suçlamasıyla ortadan kaldırılmasını isteyenler tarafından hayal meyal hatırlanmıştır. Olayla ilgili anılarının biraz bulanık olması, İsa’nın bu sözleri hizmetinin başlangıcında, belki de tutuklanıp yargılanmasından iki yıl ya da daha uzun bir süre önce söylediği gerçeğiyle uyumludur.

Ama İsa bu sözlerle ne demek istemişti? Karşıtları onun gerçek tapınaktan söz ettiğini sandılar ve iddiasının gülünç olduğuna karar verdiler (2:20). Yuhanna’ya göre, öğrenciler bile o sırada neden söz ettiğini anlamamışlardı. Yuhanna müjdesini yazdığında, elbette biliyordu ve vardığı sonucu kaydeder: “Ama İsa’nın sözünü ettiği tapınak kendi bedeniydi” (2:21). Ancak sadakatle şunları kaydeder: “İsa ölümden dirilince öğrencileri bu sözü söylediğini hatırladılar, Kutsal Yazı’ya ve İsa’nın söylediği bu söze iman ettiler” (2:22).

Bunu birkaç şey izler:

(1) Yuhanna, sık sık anakronizmle, İsa’nın zamanında ancak daha sonra gelişen olayları ve inançları geriye doğru okumakla suçlanır. Bu kesinlikle olası değildir. Hiçbir müjdeci, öğrencilerin o zamanlar (İsa’nın hizmeti sırasında) ne anladıklarıyla daha sonra ne anladıklarını dikkatle ayırt etmede Yuhanna kadar ısrarcı değildir (en az on altı kez).

(2) İsa’nın sözlerini anlamalarındaki dönüm noktası, onun mezardan dirilişi ve Kutsal Yazılar’a olan yeni bir kavrayış ve inancın birleşimiydi (2:22). İsa öldüğü ve tekrar dirildiği için, Mesih İsa’yı sadece hükümdarlık ya da zafer kategorilerinden daha fazla düşünmek zorunda kalmışlardır. Hem olaylar hem de İsa’nın onları eğitmesi, onlara Mesih’in sadece Davudî Kral değil, aynı zamanda Acı Çeken Hizmetkâr olması gerektiğini öğretmiştir. Eski Antlaşma’nın kâhinlik sistemi, kurbanlar, kefaret günü, Fısıh kuzusu, Tanrı’nın kendisi tarafından belirlenmiş özel bir tasarıma göre inşa edilmiş özel bir tapınak emri, onları Kutsal Yazılar’ı (Eski Antlaşma dediğimiz şeyi) daha önce okumalarının son derece indirgemeci olduğunu fark etmeye zorladı. Artık Eski Ahit tapınağının, Tanrı ile antlaşma halkı arasındaki buluşma yerinin, nihai “buluşma yerine”, nihai Arabulucuya işaret ettiğini görebiliyorlardı. İsa, ölümü ve dirilişi sayesinde bu rolü üstlenecekti – “tapınak” yıkılacak ve yeniden inşa edilecekti.

(3) Bu “yorum biliminin”, Eski Ahit Kutsal Yazıları okuma biçiminin kaynağı bizzat İsa’dır.