Kutsal Kitap’la ilgili çekici ve rahatsız edici şeylerden biri de gerçekçiliğidir. Basit idealizm, “iyi” insanların az ya da çok tutarlı bir şekilde ödüllendirilmelerini ve çalışmalarında verimli ve kutsanmış olmalarını ister; benzer şekilde, “kötü” insanların da başarısız olmalarını ister. Kuşkusuz en uzun vadede, Tanrı’nın mahkemesi önünde adalet yerini bulacak ve yerini bulduğu görülecektir. Yine kuşkusuz, Tanrı’nın kontrolde olduğunu bize hatırlatacak yeterince geçici ödül ve bereket de vardır. Ancak takdirin gizeminde, nihai adaletin bu dünyada bulunmadığını bize hatırlatacak yeterince aykırılıklar de vardır. Ve bu, elbette, hayata sadık, nihai gerçekçiliktir.
Bu konu 2. Krallar 14. bölümdeki iki kralda çok iyi açıklanmıştır. Yoaş oğlu Amatsya yirmi beş yaşında Yahuda tahtına oturur. “Amatsya RAB’bin gözünde doğru olanı yaptıysa da atası Davut gibi değildi.” (14:3). Davut kadar tutarlı olmasa da birçok konuda iyi bir adamdı. Amatsya, babası Kral Yoaş’ın katillerini yakalayıp idam ederken bile –o dönemde pek sık rastlanmayan bir uygulama olan– ailelerini öldürmekten kaçındı, çünkü Tanrı’nın yasasına uyuyordu (Yasa’nın Tekrarı 24:16; 2. Krallar 14:6). Ve sonra, görünüşe göre aklını başından alan orta düzeyde bir askeri başarının tadını çıkardıktan sonra (14:7), felaketle kaybettiği bir savaşta kuzey oymaklarıyla sebepsiz yere alay etti. Bu aptallık devasa boyutlardaydı. Sonunda Amatsya yirmi dokuz yıllık bir saltanattan sonra bir suikast sonucu öldürüldü.
Buna karşılık, kuzey krallığının tahtını ele geçiren II. Yarovam “RAB’bin gözünde kötü olanı yaptı ve Nevat oğlu Yarovam’ın (I. Yarovam) İsrail’i sürüklediği günahlardan ayrılmadı.” (14:24). Yine de yetenekli bir yönetici ve askeri önder olduğunu kanıtladı. Rab, kuzeyde Suriye’nin ezici gücüyle karşı karşıya kalan halkının feryatlarına karşı duyarlı olduğu için, II. Yarovam’ı Suriye’nin işgaline karşı İsrail’in sınırlarını onarmak için kullandı. Sonunda, birleşik monarşi günlerinde İsrail’e ait olan Şam ve Hama’yı İsrail için geri aldı. II. Yarovam kırk bir yıl hüküm sürdü ve barış içinde öldü.
Dikkat edin: (1) İyi bir kral kötü ve aptalca şeyler yapabilir. (2) Kötü bir kral iyi ve önemli şeyler yapabilir. (3) Buradan çıkan sonuç, bir liderin ahlakını asla sadece yaptığı iyi ya da kötü şeylere bakarak değerlendirmemek gerektiğidir. Hitler bile Almanların güvenini yeniden inşa etmiş ve istihdam yaratmıştır. Başkanlar savaş kazanıp ekonomiyi ayakta tutarken, cinsel anlamda konuşursak, varoşlarda yaşadıkları bilinmektedir.