Pavlus Efeslilere yazdığı mektubun kapanış satırlarından hemen önce, okuyucularını kendisi için dua etmeye davet eder (Efesliler 6:19-20): “Ağzımı her açtığımda bana gerekli söz verilsin diye benim için de dua edin; öyle ki, Müjde’nin sırrını cesaretle bildirebileyim. Uğruna zincire vurulmuş durumda elçilik ettiğim Müjde’yi gerektiği gibi cesaretle duyurabilmem için dua edin.”
(1) Pavlus’un iman edenlerin nasıl dua etmesi gerektiğine dair modeller sunduğu başka yerlerde (örn. Efesliler 3:14-21; Filippililer 1:9-11), görev teması buradaki kadar güçlü bir şekilde ortaya çıkmaz. Doğru, Pavlus başka bir yerde başkalarından kendisi için dua etmelerini ister (1Se. 5:25), ama burada onlardan ne istemelerini gerektiğini belirtir (Kol. 4:4; krş. 2Se. 3:1). Müjde’nin “sırrını” cesaretle bildirebilmeyi istemektedir.
(2) Pavlus’un böyle bir duaya ihtiyaç duyması elbette cesaret vericidir. Bazen elçiyi öylesine yüksek bir yere koyarız ki, onun da bizlerle aynı ayartmalarla karşı karşıya kalan sıradan bir ölümlü olduğunu unuturuz. Müjde’yi çarpıtmanın, biraz kırpmanın, dinleyicilerimizin garip ya da rahatsız edici bulacağını düşündüğümüz kısımları atlamanın ne kadar kolay olduğunun çok iyi farkındaydı. Bu yüzden Müjde’yi sadakatle vaaz etmek için onu korkusuzca vaaz etmesi gerektiğini biliyordu. Bu “üstten bakan” bir tarzı yansıtmaz. Bu daha ziyade, Pavlus’un dinleyicilerinin kendisi hakkında ne düşüneceklerinden ya da ne söyleyeceklerinden ya da kendisine ne yapabileceklerinden korkmadan konuşmak istediği anlamına gelir, böylece duyurmaya geldiği Müjde’den ödün vermemiş olur.
Bununla ilgili olarak, günümüz Batı dünyasındaki vaizlerin ne kadar çok dua etmeye ihtiyaç duyduğunu görmek için fazla hayal gücü gerekmiyor. Diyelim ki, putperest bir üniversitede lisans öğrencilerine ya da örneğin New York’taki 20’li ve 30’lu yaşlarındaki zeki iş insanlarına vaaz veriyorsunuz. Romalılar’ı açıklarken, birinci bölümdeki homoseksüellik ve dokuzuncu bölümdeki seçilmişlik konularını tam olarak nasıl ele alacaksınız? İsa’nın en korkunç imgeleri kullandığı birçok pasajda cehennem hakkında nasıl konuşacaksınız? Müjdenin katıksız münhasırlığı ile başa çıkmanız gerektiğinde ya da zengin insanlara para hakkında konuştuğunuzda nasıl tereddüt edebilirsiniz?
(3) Pavlus’un dua istemeye istekli olduğu gerçeğini gözden kaçırmamalıyız. Bazı liderler zayıflıklarını, korkularını ya da ihtiyaçlarını asla kabul etmemeleri gerektiğini düşünürler. Sanki mücadelenin üstündeymiş gibi davranırlar. Pavlus öyle değildir. Onun dua isteği formalite gereği değildir: Müjdeyi korkusuzca vaaz etmek için dua ister çünkü uzun süredir vaaz vermektedir ve kendini yeterince iyi tanımaktadır, sadece popüler beğeni için vaaz vermenin gücünü ve tehlikesini bilir. Dua isteyerek, korkularını kabul eder ve onların ilahi çaresini güvence altına alır.