Pavlus 1. Korintliler 3’te Korintlilere Mesih’in hizmetkârlarını nasıl görmemeleri gerektiğini anlatmaktadır. Herhangi bir Hristiyan hizmetkârını grup gurusu olarak görmemelidirler, çünkü bu, diğer Hristiyan hizmetkârlarının dolaylı olarak aşağı oldukları anlamına gelir. Kilise içindeki her farklı grubun kendi Hristiyan gurusu olduğunda, bu nedenle iki kötülük ortaya çıkar: Kilise içinde gereksiz bölünme ve kimin guruluk yapmaya layık olduğunu veya olmadığını belirten yargılayıcı bir küçümseme. Pavlus, Tanrı’nın kilise için Pavlus, Apollos veya Kefas’ta sahip olduğu her şeyin doğru bir şekilde tüm kiliseye ait olduğunu ısrarla belirtir (3:21-22).

Pavlus 1. Korintliler 4. bölümün başında Korintlilere Mesih’in hizmetkârlarını nasıl görmeleri gerektiğini anlatmaya devam eder: “Tanrı’nın sırlarının kâhyaları” olarak saymasını söyler (4:1). “Sırlar” olarak çevrilen sözcük “gizemli şeyler” ya da “sadece seçkinlerin öğrenebileceği şeyler” anlamına gelmez. Bu sözcük eski versiyonlarımızda genellikle “gizemler” olarak çevrilir. Yeni Ahit’te bu sözcük genellikle Tanrı’nın geçmişte bir şekilde örtülü, gizli ya da sır olarak tuttuğu, ancak şimdi Mesih İsa’da bolca açıklığa kavuşturduğu bir şeyi ifade eder. Kısacası, bu “Mesih’in hizmetkârları” Tanrı’nın İsa Mesih’in gelişinde açıkça belirttiği her şey olan İncil’i emanet almışlardır.

Kendilerine emanet edilenler, sorumlu oldukları kişiye güvenilir olduklarını kanıtlamalıdırlar (4:2). Bu nedenle Pavlus, Korintliler’in kendisini nasıl gördüğünün pek önemli olmadığını bilir; aslında kendi kendisini nasıl değerlendirdiğinin büyük bir önemi yoktur (4:3). Pavlus Rab’bin önünde temiz bir vicdana sahip olmanın önemli olduğunu bilir. Ancak temiz bir vicdana sahip olup yine de birçok şeyden suçlu olmak mümkündür, çünkü vicdan mükemmel bir araç değildir. Vicdan yanlış bilgilendirilmiş ya da katılaşmış olabilir. Yargısı kesinlikle doğru olan ve son derece önemli olan tek kişi Rab’bin kendisidir (4:4). Korintliler’in, Mesih’in gönderdiği “Mesih’in hizmetkârları” üzerinde kendilerini yargıç olarak atamamaları gerekir. Rab geri döndüğünde, son hesaplaşma netleşecektir. Bu noktada Pavlus, “O zaman herkes Tanrı’dan payına düşen övgüyü alacaktır” der (4:5) –harika bir düşünce, çünkü son Yargıç’ın birçok insan yargıçtan daha teşvik edici ve olumlu olacağı görülmektedir.

Kilisede ayırt etme ve yargılama için bir yer kalır: Yarınki bölüme bakın! Ancak, kendi rahatsızlıklarından kaynaklanan yasalcı testlerle Yazılmış olanın dışına” (4:6) çıkan, guru olarak benimsedikleri kişilere bağlanan ve diğerlerini küçümseyen eleştirmenler her zaman vardır. Bu kişiler sık sık kendilerini peygamber sanırlar, oysa aslında iddiaları Tanrı’nın yerini almaya yaklaşır.