Yasa’nın Tekrarı 7’de birçok karmaşık tema iç içe geçmiştir. Burada bunlardan ikisi üzerinde durmak istiyorum.
Birincisi seçilmişliğe yapılan vurgudur. “Siz Tanrınız RAB için kutsal bir halksınız. Tanrınız RAB, öz halkı olmanız için, yeryüzündeki bütün halkların arasından sizi seçti” (7:6). Neden böyle oldu? Rab seçimini içsel bir üstünlük, daha büyük bir zekâ, ahlaki bir üstünlük ya da askeri bir hüner temelinde mi yaptı? Öyle değildi. “RAB’bin sizi sevmesinin ve seçmesinin nedeni öbür halklardan daha kalabalık olduğunuzdan değil. Siz sayıca öbür halklardan azdınız. RAB size sevgisini göstermek ve atalarınıza ant içerek verdiği sözü yerine getirmek için güçlü eliyle sizi Mısır’dan çıkardı; köle olduğunuz ülkeden, Mısır Firavunu’nun elinden sizi kurtardı” (7:7-8).
Üç gözlem: (1) Kutsal Kitap’ta Tanrı’nın mutlak egemenliği insan sorumluluğunu azaltmaz; tersine, insanlar seçen, inanan, itaat eden, inanmayan ve itaatsizlik eden ahlaki faillerdir ve bu gerçek Tanrı’nın egemenliğini nihai olarak mümkün kılmaz. Bu, Tanrı’nın egemenliğinin bu bölümde, yani seçimde, insanlara yüklenen sorumluluklarla dolup taşarken bile kendini gösterme şeklinden açıkça anlaşılmaktadır. Her iki gerçeğe de inanmayan insanlar –Tanrı’nın egemen olduğu ve insanların sorumlu olduğu– er ya da geç inançlarının yapısına bazı tahammül edilemez sallantılar sokarlar. (2) Burada Tanrı’nın sevgisi seçicidir. Tanrı İsrail’i seçer çünkü sevgisini onlara yöneltir, kendilerinde olan herhangi bir şey için değil. Bu düşünce başka yerlerde de tekrarlanır (örneğin, Mal. 1:2-3). Ancak Kutsal Kitap Tanrı’nın sevgisinden yalnızca bu şekilde söz etmez (örneğin, Yuhanna 3:16).
İkinci tema, Tanrı’nın halkına Vaat Edilmiş Topraklar’ı ele geçirirken savaşmak zorunda kalacakları insanlardan korkmamaları için verdiği teşviktir (7:17- 22). Bunun nedeni Mısır’dan Çıkış’tır. Belaları yaratabilen, Kızıldeniz’i yarabilen ve halkını Mısır gibi bölgesel bir süper güçten kurtarabilen bir Tanrı, birkaç putperest ve ahlaksız Kenanlı’yla sorun yaşayacak türden bir Tanrı değildir. Korku imanın tam tersidir. İsrailliler daha güçlü ya da daha iyi oldukları için değil, Tanrı’nın halkı oldukları ve Tanrı yenilmez olduğu için korkmamaya teşvik edilirler.
Bu iki tema ve diğer birkaç tema bu bölümde iç içe geçmiştir. İnsanları seçen Tanrı, onlardaki tüm amaçlarını gerçekleştirecek kadar güçlüdür; Tanrı tarafından seçilen insanlar sadece minnettar bir itaatle değil, aynı zamanda sarsılmaz bir güvenle karşılık vermelidir.