Batı Müjdeciliğinde çok fazla övünme vardır. Bunların bazıları o kadar aleni ki, aklı başında herkes için tiksindiricidir. Bununla birlikte, çoğu kurnazca ve potansiyel olarak yıkıcıdır. Muhtemelen çoğumuz bazen bundan suçluyuzdur.
İlk okuyuşta, Pavlus’un 2. Korintliler 10’da da, bu kitabın son dört bölümünde tekrarlanan bir kelime olan övünmeye kapıldığı anlaşılıyor. Aslında bu bölümün gündeme getirdiği konular olağanüstü karmaşıktır. Burada sadece birkaç tanesinden bahsedebilirim.
(1) 2. Korintliler 10-13’ün tonu bu bölümü kitabın geri kalanından ayırır. Korint’teki durum hakkında daha fazla bilgi Pavlus’a ulaşmış olabilir. Durum ne olursa olsun, Korint’teki eleştirmenler elçiyi çeşitli gerekçelerle küçük düşürmektedirler. Onun insanlarla birlikteyken ürkek olduğunu, ama aralarında yokken ve kalemini kullanırken yiğit kesildiğini söylerler (10:1, 10). “Kişilik” ve retoriğin çok şey ifade ettiği bir çağda, “Mektupları ağır ve etkilidir, ama kişisel varlığı etkisiz, konuşma yeteneği de sıfır” derler” (10:10). Karşılıklı onaylama ve tavsiye mektupları sistemi içinde birbirlerinin sırtını sıvazlayarak zaman geçirirler (10:12). Sonraki bölümler Pavlus’un katlanmak zorunda kaldığı bu eleştiri yağmurunun daha da fazla unsurunu yansıtır.
(2) İşin özünde, övünmeye yönelik bir tutum vardır ki bu, Pavlus’un değer verdiği her şeye zıttır. Bilgi ve hitabet konusundaki kendine güvenin, “içerideki” gruba ait olmanın ve belirli bir kendini övme tarzının birleşmesi, bir ego kliği oluşturur. Şüphesiz bazıları Pavlus tarafından tehdit altında hissediyordu, ama hangi motivasyonla olursa olsun, onu sürekli olarak küçümsemeyi alışkanlık haline getirmişlerdi. Bu, Pavlus’u imkânsız bir duruma sokmuştu. Hiçbir şey söylemezse, tüm kilisenin güvenini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktı; ancak bu saldırılara yanıt olarak kendi niteliklerini ortaya koyarsa, rakiplerini saran aynı ahlaki hataya düşmüş olacaktı.
(3) Pavlus, bu açmaz karşısında ilk tepkisinde üç şey yapar. (a) Kendi tavırlarını “olağan insanlar gibi yaşayanlardan”, savaşının silahlarını “insansal silahlardan” dikkatle ayırır (10:2, 4) ve bir sonraki Korint ziyaretinde, varlığının karikatürize edilmesine rağmen, cezalandırmaya hazır olacağını uyarır (10:6). (b) Yetkisini kendi çıkarı için değil, onların iyiliği için kullandığında ısrar eder (10:7-11). (c) Korintliler’e hizmeti sayesinde imanlı olduklarını ustaca hatırlatır (10:12-16), aynı zamanda doğru Hristiyan övünmesinin Rab’le övünmek olduğunda ısrar eder (10:17-18).