Mısır’dan Çıkış 3’teki iki unsur dikkat çekicidir.

Birincisi, “RAB’bin meleği”nin dramatik bir şekilde tanıtılmasıdır (3:2). En azından başlangıçta Musa, bir “melek” algılamaz. Metinde şöyle denir: “RAB’bin meleği bir çalıdan yükselen alevlerin içinde ona göründü.” Ancak bu, alevlerin içinde, alevlerden ayırt edilebilen meleksi bir varlığın göründüğü anlamına gelmez; çünkü Musa’nın dikkatini çeken şey, görünüşte yanmasına rağmen asla tükenmeyen çalının kendisidir. Dolayısıyla “RAB’bin meleğinin” tezahürü, mucizevi alevlerin kendisindedir.

Çarpıcı bir şekilde, yanan çalının içinden Musa ile konuşan ses, meleğin değil, Tanrı’nın sesidir: “Tanrı çalının içinden ona seslendi, ‘Musa! Musa!’” (3:4). Bu noktadan sonra metindeki tartışma Tanrı ve Musa arasında geçer ve “RAB’bin meleğinden” bir daha söz edilmez.

Görünüşe göre bu “RAB’bin meleği”, Tanrı’nın kendisinin bir tezahürüdür. RAB’bin meleğinin göründüğü diğer Eski Ahit bölümlerine ileride değinme fırsatımız olacaktır. Bazen insan şeklinde, bazen açıkça “melek” olarak adlandırılmayan, ama her zaman unutulmaz bir şekilde “öteki” olan ve Tanrı’nın kendisiyle bir şekilde özdeşleşen bir figürdür (örneğin, Yaratılış 32’de Yakup’la güreşen “adam”).

Metin devamında “Tanrı dedi ki” şeklinde kayıtlar yer alır. Burada gerçekten Tanrı’nın, bu melek aracılığıyla mı konuştuğu sorulabilir. Sonuçta, haberci Tanrı’nın sözlerini ilettiği için bir anlamda konuşan Tanrı’nın kendisidir. Ancak “RAB’bin meleği”nin Kutsal Kitap’taki tezahürleri, bu kadar düzgün ve basit bir açıklamaya kolayca uymaz. Sanki Kutsal Kitap yazarları, Tanrı’nın kendisinin göründüğünü belirtmek isterken, aşkın Tanrı’yı herhangi bir görünüşten uzak tutmak istiyor gibidirler. RAB’bin meleği, Tanrı’yla özdeşleştirilen ama yine de ondan ayrılabilen esrarengiz bir figür olarak kalır—aynı anda hem Tanrı’nın temsilcisi hem de Tanrı’nın kendisi olan, beden almış Sonsuz Söz’ün erken bir duyurusu (Yuhanna 1:1, 14).

İkinci unsur daha da önemlidir, ancak burada sadece kısa bir yorum yapabiliyorum. Tanrı’nın adı (3:13-14), İngilizce NIV (New International Version) çevirisinde olduğu gibi “BEN BENİM” ya da “Ne olacaksam o olacağım” şeklinde çevrilebilir. İbranice’de “BEN” kelimesinin kısaltılmış hali, YHWH ile ilişkilidir. Genellikle Yahve olarak yazılan bu isim, çoğu zaman büyük harflerle “RAB” olarak çevrilir (aynı İbranice harfler İngilizce’de Yehova isminin temelidir). Bu isim, en azından, Tanrı’nın kendi kendine var olduğunu, ebedi olduğunu, tamamen bağımsız ve mutlak egemen olduğunu ifade eder: Tanrı ne ise odur, hiç kimseye ve hiçbir şeye bağımlı değildir.