Elçilerin İşleri 3, doğaçlama olarak verilen bir vaazın kısa bir raporunu içerir (Gerçi birçok doğaçlama vaaz gibi, Petrus’un daha önce kullandığı parçalardan oluştuğu şüphesizdir!) Son derece ilgi çekici birçok nokta vardır.
(1) Petrus, Mesih İsa’nın gelişini tekrar tekrar İbrahim, İshak ve Yakup’un Tanrısı’na (3:13), Musa’ya ve Tanrı’nın eninde sonunda onun gibi bir peygamber çıkaracağı vaadine (3:22; krş.
Yasa’nın Tekrarı. 18:15-18; ayrıca bkz. 13 Haziran), Eski Ahit’in peygamberlik tanıklığıyla (3:24) ve hatta Tanrı’nın İbrahim’e, onun soyu aracılığıyla yeryüzündeki tüm halkların kutsanacağı vaadine (3:25; bkz. 14-15 Ocak) bağlar. Bu noktada Petrus, 10-11. bölümlere bakarak değerlendirebilirsek, bu noktalar hakkında daha sonra sahip olacağı kadar geniş bir anlayışa sahip değildi. Ancak anlayışının bu kadar ileri gitmesi, Rab İsa’yla geçirdiği öğrencilik dönemini yansıtmaktadır.
(2) Petrus izleyen kalabalığın yakasını bir an bile bırakmaz (3:13-15). Onu dinleyenlerin çoğu İsa’nın çarmıha gerilmesi talebinde suç ortağıydı; ama Petrus, Eski Ahit peygamberleri gibi, halkı bir bütün olarak önderlerinin kararına bağlı görüyordu. Halk “bilgisizce davranmış” olabilir (3:17) –yani, gerçekte, “İşte Mesih. Onu öldürelim” demediler ama sonuçta öldürdüler ve Petrus onlara suçluluklarını hatırlatır, sadece tarihin değişmez bir gerçeği olarak değil, aynı zamanda İsa’nın başa çıkmak için geldiği günah olduğu için (3:19-20). Dahası, halk suçlu olsa da Petrus İsa’nın zalimce bir şekilde idam edilmesinin tam da “bütün peygamberlerin ağzından Mesihi’nin acı çekeceğini önceden bildiren Tanrı”nın sözünü yerine getirdiği anlar (3:18). Bu tüm tarihin en yüce ironisidir.
(3) Bu vaazı Elçilerin İşleri 2’deki vaazla ve Elçilerin İşleri kitabındaki diğer bazı vaazlarla birleştiren bir dizi özellik vardır. Bu özellikler şunlardır: Atalarımızın Tanrısı kulu İsa’yı gönderdi; siz onu öldürdünüz –Kutsal ve Doğru Olan’ı, yaşamın yazarını reddettiniz– ama Tanrı onu ölümden diriltti; biz bunların tanığıyız; Tanrı İsa’nın ölümü ve dirilişiyle peygamberler aracılığıyla verdiği vaatleri yerine getirdi; bu nedenle tövbe edin ve Tanrı’ya dönün. Elbette bu temalarda çeşitlemeler vardır, ancak bunlar tekrar tekrar geri döner.
(4) “Elçilerin aracılığıyla birçok belirtiler ve harikalar” (2:43) yapılmasına rağmen, elçilerin kendileri sakat bir dilenciyi yürütecek ne güce ne de tanrısallığa sahip olmadıklarından kuşku duymazlar (3:12). Kendilerini bırakmaları sürekli bir derstir. “Gördüğünüz ve tanıdığınız bu adam, İsa’nın adı sayesinde, O’nun adına olan imanla sapasağlam oldu.” (3:16).