Yasa’nın Tekrarı kitabı sürekli olarak geriye, Mısır’dan Çıkış’a ve çölde geçen yıllara baksa da ileriye de bakar: Halk Vaat Edilmiş Topraklar’a girmek üzeredir ve bazı şeyler değişecektir. Geçiş dönemlerinde, neyin değişmesi gerektiği ve neyin değişmemesi gerektiği arasındaki ayrımı kavramak gerekir.
Dünkü bölümün Yeni Uluslararası Versiyon (NIV)* çevirisi bugün kelimesini içermektedir: “Bugün hatırla ki, senin çocukların...” (Yasa’nın Tekrarı 11:2, NIV). Bu kelime bu kitap boyunca önemlidir. Geçmişin doğru bir şekilde kavranması, Vaat Edilmiş Topraklar’a girmenin eşiğinde olan bugünkü değişikliklere zemin hazırlar. Yasa’nın Tekrarı 12’de öngörülen en büyük değişiklik, Tanrı’nın “Adını yerleştirmek” ve konutunu kurmak için seçeceği bir yerin ülke içinde kurulmasıdır (12:5, 11). Başka bir deyişle, bu bölüm ne tapınan kişi nerede olursa olsun sunulan bağımsız kurbanların (12:8), ne de hac yıllarındaki seyyar çadırın kabul edileceği zamanı öngörmektedir; bunun yerine Tanrı ülkede sabit bir merkez kuracaktır. “Yakmalık sunularınızı, kurbanlarınızı, ondalıklarınızı, bağışlarınızı, dilek adaklarınızı, gönülden verdiğiniz sunuları, sığırlarınızın ve davarlarınızın ilk doğanlarını oraya götüreceksiniz. Orada, sizi kutsayan Tanrınız RAB’bin huzurunda, siz de aileleriniz de yiyeceksiniz ve el attığınız her işte sevinç bulacaksınız.” (12:5-7). Buluşma Çadırı zamanla Şilo’da, Beytel’de ve son olarak Yeruşalim’de yer aldı ve Süleyman’ın günlerinde yerini tapınağa bıraktı.
Değişen koşullar hem süreklilik hem de süreksizlik noktaları getirir. Musa o zaman da şimdi olduğu gibi, çevredeki ulusların ve onların ülkeden temizlediklerinin tapınma uygulamalarına hoşgörü gösterilmeyeceği konusunda ısrar eder (12:29-31). Ancak insanların çoğunun merkezi sunaktan uzakta yaşayacak olması, tüm etlerin tapınağın sınırları içinde kesilmesinin ya da kâhinlerin payına düşenle kendi paylarına düşen arasındaki ince ayrımlara uymalarının beklenemeyeceği anlamına gelir. Artık hayvanlarını kesmeleri ve kırda öldürülen yabani av hayvanları gibi yemeleri tamamen uygun olacaktır (12:15-22). Yine de üç nokta tüm gücüyle devam etmektedir. (1) Levililer’in geçimini sağlamayı unutmamalıdırlar (birçoğunun geçimi Buluşma Çadırı’nın/mabedin hizmetine bağlıdır-12:19); (2) kestikleri hayvanların kanını yememelidirler (12:23-25); (3) her ailenin kendisini Rab’be sunması beklenen büyük bayram günlerinde merkezi sunakta kutsanmış kurbanlar sunmaları beklenmektedir (12:26-28). Kurtuluş tarihinde bunu başka geçişler de izler ve üzerinde düşünmemizi gerektirir (örneğin, Mezm. 95:7-11; Markos 7:19; Yuhanna 16:5-11; İbraniler 3:7-4:11).