“Çünkü RAB Tanrı bir güneş, bir kalkandır. Lütuf ve yücelik sağlar; dürüstçe yaşayanlardan hiçbir iyiliği esirgemez. Ey Her Şeye Egemen RAB, ne mutlu sana güvenen insana!” (Mezm. 84:11-12).

Bu mezmurun büyük bir kısmı, eski antlaşmanın çocukları için tapınağın gölgesinde yaşamak anlamına gelen Tanrı’nın huzurunda kalmanın ayrıcalığı ve zevkiyle övünür. “Canım senin avlularını özlüyor, içim çekiyor, yüreğim, bütün varlığım sana, yaşayan Tanrı’ya sevinçle haykırıyor.” (84:2). “Kuşlar bile bir yuva, kırlangıç, yavrularını koyacak bir yer buldu senin sunaklarının yanında” (84:3). “Ne mutlu senin evinde oturanlara, seni sürekli överler!” (84:4; ayrıca bkz. 17 Nisan).

Peki ya bu mezmurun son iki ayetine ne demeli? Çok fazla şey vaat ederek aşırıya kaçmıyorlar mı? Mezmur yazarı, Tanrı’nın, dürüstçe yaşayanlardan “hiçbir iyi şeyi” esirgemediğinde ısrar eder. Hepimiz günah işlediğimize göre, sanırım bir kaçış maddesi var: Kim suçsuzdur? Tanrı’nın, yeni cennetin ve yeni dünyanın bu tarafında, yaşamları olabildiğince suçsuz olan pek çok insandan pek çok iyi şeyi esirgediği açık değil mi?

Ateş Arabaları filminde anılan ünlü İskoç Olimpiyat sporcusu Eric Liddell’i düşünün. Liddell Çin’de bir misyoner oldu. On yıl boyunca bir okulda öğretmenlik yaptı ve daha sonra müjdecilik yapmak üzere daha iç bölgelere gitti. Bu çalışma sadece zorlu değil, aynı zamanda tehlikeliydi de çünkü Japonlar giderek daha fazla ilerleme kaydediyordu. Sonunda diğer birçok Batılı ile birlikte gözetim altına alındı. Sefil kampta Liddell, hizmet ve neşenin parlayan bir ışığı, yıllardır ailelerini görmeyen birçok çocuk için bir dayanak noktası, fedakâr bir liderdi. Ancak serbest bırakılmalarından birkaç ay önce Liddell beyin tümöründen öldü. Kırk üç yaşındaydı. Bu hayatta üç kızından en küçüğünü hiç görmedi: karısı ve çocukları, Japonların yabancıları toplayan süpürgesinden önce Kanada’ya dönmüştü. Tanrı ondan uzun bir yaşamı, verimli hizmet yıllarını, kendi çocuklarını yetiştirme sevincini esirgememiş miydi?

Belki de en iyi yanıt Liddell’in en sevdiği ilahide yatmaktadır:

Sakin ol ruhum! Rab senin yanındadır; Sabırla taşı kederin ya da acının çarmıhını. Düzen ve rızkı Rab’be bırak;

Her değişimde, O sadık kalacaktır.

Sakin ol ruhum! En iyin, göksel Dostun Dikenli yollardan sevinçli sona götürür.